ÖMER KORKMAZ

Hakkımda

Özgeçmişim

1964 yılında Isparta’da dünyaya geldi.İlkokulu Hekimoğlu Ali Paşa İlköğretim okulunda, ortaokulaZeytinburnu İmam Hatip Lisesinde başladı.
1982 yılında İstanbul İmam Hatip Lisesinden mezun oldu.
Lisans eğitimini I.I.U İslamabad Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde Onur Derecesi ile tamamladı (1987).
Aynı Üniversitede Dinler Tarihi alanında Yüksek Lisans  yaptı(1992)
1995-1997 yılları arasında Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dinler Tarihi alanında Araştırma Görevlisi olarak çalıştı.
Doktora çalışmalarını Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dinler Tarihi Anabilim Dalında ‘Günümüzde Zerdüştlük’ konusunu çalıştı.
Hali hazırda birçok ulusal ve yerel, dernek ve organizasyonlarda aktif bir şekilde yönetim kurulu üyeliği ve başkanlığı gibi faaliyetlerine devam etmektedir.

Hayat Hikayem

Bazen iki rakamın arasındaki kısa çizgiden uzundur, hayat… Bir ömrü sığdırmak ne mümkün, rakamların arasına. Bu çizgiyi biraz uzatıp, küçük anların arasını aralayıp, Hayat Hikayemi paylaşıyorum.
Ispartanın küçük bir köyünde başlayan ve bugüne kadar gelen hikayem, günün birinde sonlandığında, geride bu izler kalsın isterim. Belki bir başkası için yol haritasına dönüşür. Başladığım yolculuk ve yürüdüğüm yollar, insanlarla çoğalır, şenlenir…
1964 yılında, Isparta’nın Sütçüler ilçesinin Sarı Mehmetler köyünde dünyaya geldim. Ailemiz Salih Ağalar olarak biliniyor. İstanbul’un yaklaşık üç yüz yıllık sütçülük mesleği bizim ilçenin elinde bulunmuş. İlçenin ismi daha sonra Sütçüler olarak biliniyor. Babam her kış, İstanbul’a gider, sahlep satardı.
Sekiz yaşına kadar köyden hiç dışarı çıkmadım. Sonra annemin ısrarıyla, önce annem ve babam İstanbul’a göç etti. Ben ise ilkokul birinci sınıfı köyde okuduktan sonra, annemin daha iyi eğitim almamız yönündeki ısrarı üzerine İstanbul’a ailemin yanına geldim.  Köyün son eğitmeni, babamın ve benim de öğretmenim oldu.
Şehir hayatına ve okula alışmakta başlarda zorlandım. İstanbul Cerrahpaşa da bulunan Hekimoğlu Ali Paşa İlkokulu’nun parlak öğrencileri arasında değildim. Lastik papuçla okula gidip gelen ve kültürel farklılığın doğurduğu yabancılaşmayı yaşayan bir çocuktum. İlkokul öğretmenimin kanaati olumsuz olduğundan, orta okula gitmeyi istemediğimi hatırlıyorum.
Ancak hayatta bu türden olumsuzluklar da bazen insan hayatında olumlu etki ediyor. Öğretmenimin “Bundan adam olmaz; bunun için enerji harcamayın” şeklindeki olumsuz sözleri, annemin üzerinde olumlu bir motivasyona dönüşmüş olmalı ki ısrarla okumamı istedi.
Merhume annem 1974 yılında, yeni açılan Zeytinburnu İmam Hatip okuluna kaydımı yaptırdı. İkinci sınıf dahil burada eğitim aldım. Ancak okul yeni açıldığı için henüz oturmamıştı. Üçüncü sınıfta, İstanbul İmam Hatip Lisesi’ne geçtim. Burası benim hayatımda dönüm noktası oldu.Yurtta kalıyordum, ailem iyi bir eğitim almamı istiyordu.
Okulda bir çok arkadaşım gibi çok ders çalışmamama rağmen çok iyi kitap okumaları yapıyorduk. Bu okumalarda o günkü ideolojik ortamın üzerimizdeki etkisi çok belirgindi. Derslerimize giren hocalarımız siyasi konularda bizimle baş etmede oldukça zorlanırdı. Daha lise yıllarında Türkiye’nin bütün meseleleri bizim sınıfın meseleleriydi.
Okul derslerinin çok fazla parlak olmamasına rağmen bir veli toplantısında Psikoloji hocamız, merhume anneme ;“Bu çocuğa dikkat edin. Bu çocuktan bir şey olur” demiş.
Bu gelişmeyi her biri birbirinden değerli sınıf arkadaşlarıma borçlu olduğumu ifade etmeliyim. Hocalarla ciddi konuları konuşan, fikri düzeyde tartışan, çok kitap okuyan bir arkadaş grubumuz vardı. Öğrenci öğrenciyi etkiliyordu.
O dönem İstanbul İmam Hatip Lisesi, çeşitli aktiviteleri olan, sosyalitesi yüksek, İstanbul’un en hareketli okullarından birisiydi. O günlerde öğrenci başkanlığı seçimle belirlenirdi. Okullar arası güreşlerde hep birinci olurduk.
O dönemki hocalarımızın şu sözleri bizi çok etkilerdi ;Bu ülkeyi siz yö Bu ülkeyi temiz insanlar yönetmeli”Bu sayede gerek çocukluğumuzda gerekse gençliğimizde, hiçbir zaman karamsarlığa düşmeden geleceğe bakarak yetiştik.
Lise bittikten sonra, eğitim ve bilgi birikimi olarak kendimi yeterli olmadığının farkına vardım. İki arkadaş, o gün Türkiye’den çıkarak, iyi bir eğitim almaya karar verdik ancak nereye gideceğimizi bilmiyorduk. Pakistan da okumaya karar verdik. O günkü şartlarda bütün aile karşı çıkmasına rağmen, 17 yaşında, “okumak için gideceğiz” dedik ve düştük yola…
Pakistan İslamabad’ta bulunan Uluslararası İslam Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde Lisans ve Yüksek Lisans eğitimi aldım. On yıl boyunca, Pakistan’da verimli bir eğitim süreci geçirdim. Bu süre içerisinde aynı zamanda Pakistan Radyosu Türkçe bölümünde çalıştım. Daha sonra 1992 yılında Türkiye’ye döndüm.
Ankara Üniversitesi Dinler Tarihi Bölümü’nde doktoraya başladım. Arapça ve İngilizcem çok iyi olduğu için Doktora ders dönemim çok iyi geçti. Pakistan’daki eğitimden sonra Türkiye de ki Yüksek Eğitim programlarıyla tanışmak bana çok şey kattı.
1996 yılında, Sivas Cumhuriyet Üniversitesin de araştırma görevlisi iken, aynı dönemde Refah-Yol hükümetinde Başbakanlık Müşaviri olarak görev yaptım. D-8 çalışmalarının tamamında bulundum.